Erkin Gören

  • News
  • Paintings
  • Illustrations
  • Drawings
  • Music
  • Articles
  • Studio

Neyin ardına saklandıysan çık artık. Ya da dur, çıkma! İnandığım şeyleri görmemeye öyle alışkınım ki. Ve gördüklerime burun bükmeye… Şimdi garip bir ahenkle geziyorsun. Sokaklarda insanlar falan ölüyor, bir şeyler patlıyor, yüksek binalardan kopan parçalar ayağının dibine düşüyor. Adımların sürekli ölmekten kurtarıyor seni. Ama biliyorsun ki, asla güvenmemen gerekir. ne adımlarına ne de adamlarına. Elbette güvenle değil, fakat ne olduğunu kestiremediğin bir hisle bağlısın adımlarına. İnanç diyebilirsin buna. Bir “şey“e yaslanmadan, hatta dokunmadan inanılır çünkü. İnanç için inanılan, sadece bir başlangıçtır. Zaman geçtikçe başlangıç noktasından uzaklaşılır; inandığın her ne ise; bir anı haline gelir. Bu nedenle kafalı adamlar inanmayı seçerler. Bilirler ki; güven ya da güvensizlik insanlığın bir kuruntusudur, kimsenin kimseye güvenmeye hakkı yoktur. Hele ki güvensizlik duymak, belki de en gülünecek şeydir. Diğer yandan, bu kadar dışlanıyorsa bir kelime tarafımızdan; belli ki henüz kurtulamamışız ondan.