Erkin Gören

  • News
  • Paintings
  • Illustrations
  • Drawings
  • Music
  • Articles
  • Studio

Horaley

An interview by Özge Gözke (2009, Artist Actual)

Ö : Horaley ne zaman yayına başladı ve kimler kurdu -senden başka kimse var mı-? Hangi düşüncelerle siteyi açtın? Ya da site hangi ihtiyaçtan doğdu?
E : Horaley’i tasarlarken herhangi bir ayrım gözetmeden, alışılmış estetik değerlere sıkışmadan bir görsel sanatlar seçkisi oluşturmak istedim. Bu amaç doğrultusunda ilk sayı 2007 Temmuz’da çıktı. O günden beri oniki sayı çıktı, ortaya çıkan şeyden gayet memnunum. Katılımcılar ve Horaley’i takip edenlerden aldığım yorumlar da her şeyin iyi gittiğini teyit ediyor.

Ö : Her ay belli bir tema üzerinden eser yayınlanmasını neden seçtin? Eserlerin seçim süreci nasıl işliyor? Konuları nasıl seçiyorsun?
E : Her sayıdan önce site üzerinden bir bağlam duyurusu yapıyorum. Bu bağlam katılımcıların elini kolunu bağlayan bir şey değil, sadece bir başlangıç noktası işlevi görüyor.

Dediğim gibi, Horaley’de yeralan eserler klasik, modern ya da başka bir sanatsal anlayış üzerinden seçilmiyor. Gönderilen çalışmaları seçerken mümkün olduğunca subjektiviteden uzak davranmaya özen gösteriyorum. Hoşuma gitmemesine rağmen içeriğe aldığım çok fazla iş var. Bunun sebebi beğeni dediğimiz şeyin sıklıkla değişmesi, şekil değiştirip durması. Kendi beğenime de şüpheyle bakıyor olmam bu yüzden.

Ö : Gelen ilgiyi nasıl buluyorsun? Ağırlıkla hangi yaş aralığında kimler -sanat öğrencileri, amatörler vs- siteye işlerini yolluyor?
E : İlk sayıdan itibaren dergiye olan ilgiden çok memnunum. Zaman içerisinde her sayıya eser gönderen katılımcılara sahip oldu Horaley. Bir nevi müdavimler kitlesi yani. Onun dışında her sayıda birçok yeni isim de yer alıyor. Katılan herkesin sanat öğrencisi olduğunu sanmıyorum, en çok istediğim de böyle bir şeydi zaten. İçerik bazında sanat kelimesinin önüne geçmek.

Ö : İnternet genç sanatçıların işlerini paylaşmaları, çalışmalarını duyurmaları anlamında nasıl bir ortam sağlıyor? Bu sitelerin işlevini nasıl tanımlarsın? Bu tip paylaşım ortamlarının eleştirdiğin, ya da eksik bulduğun yönleri var mı -internetin görsel sanatları yansıtmak için yetersiz kaldığı yerler oluyor mu?
E : İnternet, yıllar yılı eziyet çekmiş serbest çalışanlar için gerçek bir çözüm oldu. Bu durumdan galeri ve küratörlere mahkûm olma riskiyle karşı karşıya olan sanatçılar da faydalanıyorlar. Piyasa denen, ne idüğü belirsiz ve ahlâksız alandan kaçabilmek için de, interneti gayet başarıyla işleyen yeni bir platform olarak görüyorum. Genç sanatçılar, yaş ve para hiyerarşisine girmeden, cahillerle muhattap olmadan işlerini sergileyebiliyorlarsa internet güzel birşeydir. Oturup internet çok şişti, önüne gelen Bir şey ekliyor, güzel olana ulaşamıyorum demek şu noktada komik. Bana sorma Google’a sor diye bir laf var. Kullanmayı bilmek lazım.

Ö : Horaley ve benzeri sitelerin Deviantart vb. siteler ya da kişisel sitelerden farkları neler? Genç sanatçıların isimlerini, işlerini duyurmak vs gibi bir düşünce de var mı?
E : Horaley’in birinci amacı sanatçı olsun olmasın, adını duyurmak istesin istemesin herkesin çekinmeden iştirak edebileceği bir alan oluşturmak. Deviantart ya da muadili portfolyo siteleri kadar geniş bir altyapısı yok, aslında işleyiş olarak bunlarla ilgisi de yok. Horaley bir herkese açık görsel seçkidir, sadece bu.

Ö : Horaley’in bir sergi açma gibi projesi var mı? İleriye yönelik planlar?… Bir de en son sanırım benzer mantıkla ferse’yi açtın, ondan da kısaca bahseder misin?
E : Sergi projesi var elbette, sadece sergi için hazırlayacağımız bir sayı olabilir. Daha ayrıntılı bilgiyi yakında siteden okuyabilirsiniz.

Ferse’yi de açık yazın seçkisi olarak tanımlıyorum. Yine herkesin katılabileceği bir dergi. Horaley’den farkı içeriğinin şiir ve yazılardan oluşması ve basılı olarak yayınlanacak olması. Ha, bir de periyodik değil. İlk sayı için henüz eser toplama aşamasındayım, tam bir tarih veremiyorum o sebeple.