Erkin Gören

  • News
  • Painting
  • Illustration
  • Drawing

Tüm dünyada hareketli görüntü içeren her ürün için müşteri, yönetmen, prodüktör, görüntü yönetmeni, kameraman arasındaki iletişimde mühim bir rol üstlenen “storyboard” hakkında bildiklerimizi tazelemek adına birkaç söz söylemek istiyorum.

“Storyboard” hazırlarken birincil ehemmiyet taşıyan unsur; çizim kabiliyetinden ziyade, talep edilen öğeleri açık bir şekilde karelere yansıtabilmektir. Storyboard çizeri, taslağını yaptığı ürün hakkında; yönetmen tarafından belirlenmiş kimi teknik bilgilere sahip olmalıdır. Ürünün senaryosu, süresi, akış planı, ışığı ve kamera açıları gibi temel konuların dışında “storyboard”, oyuncuların kostümlerinden mekan tasvirlerine kadar birçok ayrıntıyı da içerebilir. İlk aşama resimli taslak çalışmasında, her plan; kamera açısını, obje ve figürlerin yerini metindeki şekilde tarif edecek biçimde, 5-10 santimetrekarelik kutulara çizilir. Her kareyle ilgili; plan, kamera hareketi, ışık ve sahnenin süresine dair bir bilgi notu da “storyboard”ı tamamlar.

Resmedilen kareler bilgisayar ortamında bir araya getirilip, akıcı bir görüntüye dönüştürülüp elde edilen bu görüntüye ses ve müzik eklenirse anlatımı daha güçlü bir görsel senaryo oluşturulabilir. Bunun dışında fotoğraf karelerinden mamûl “storyboard” çalışmaları da mevcuttur. Bütün bunlar yönetmenin aklındaki fikri anlatabilmesi için yeterli olabilir.

Fakat talep doğrultusunda bazı sahnelerin veyahut bütün ürünün “storyboard”ı çok daha fazla ayrıntıyı bünyesinde barındıracak şekilde hazırlanabilir. Büyük yapımlarda ise 3 boyutlu görseller üretebilen Maya, Lightwave gibi programlar kullanılarak kamera açılarını tam manasıyla tespit eden “storyboard”lar yapılabilir. Bunların avantajı kamera ve lens simülasyonlarını gerçeğe uygun şekilde yaparak filmin net olarak nasıl çekilmesi gerektiğini tanımlayabilmeleridir. Bahsi geçen her teknikte “storyboard” çizeri için bağlayıcı unsur metin olmalıdır.

Dünyada Walt Disney Stüdyoları’nda animasyon filmleri hazırlarken kullanılmaya başlanan “storyboard”, ilk olarak Rüzgar Gibi Geçti (Gone With The Wind) filminde kullanılmış ve 1940’lı yıllardan sonra  film endüstrisinin de vazgeçilmezi haline gelmiştir. Günümüzde sadece sinema filmleri değil, reklam filmleri, animasyon filmler, müzik videoları, bilgisayar oyunları ve hatta internet siteleri için de hayati önem taşımaktadır. Aslında “storyboard”, bir ekip çalışmasını koordine eder, ürün üzerine çalışan her elemanın ne yapmakta olduğunu bilmesini sağlar. Bu bağlamda vakit ve nakit kaybını önler, henüz prodüksiyon hayata geçmeden maliyet ve çalışma yöntemi hakkında öngörü kazandırır.