• Resim
  • İllüstrasyon
  • Çizgi
  • Müzik
  • Yazı
  • Atölye

Bugün size sanat sektörü konusunda bazı laflar ve bir de güzel proje hazırladım.

Sektör dediğim noktada anlaşılması gereken kapsam şu; satılan sanat eserleri, galericiler, müzayede şirketleri, komisyoncular, alıcılar ve hatta bu sistemin subaşıları. Ne güzel bir ekip çalışması, şimdi bile baktığımda göz kamaştırıcı buluyorum.

Alıcılar demişken. Alıcılar dediğim, sanat severler demediğim bu insanlara kod isim olarak zenginler diyelim mi? Onlar sanat satın alarak kültürlerine kültür katan güzel insanlar. Gerek burjuvalık tescil belgesi için, gerek vergi muafiyetinin tatlı yönlerini keşfetmek açısından haldır haldır sanata yatırım yapıyorlar.

Cici Kapitalizim herşeyi meşrulaştırdığından mıdır nedir, sanat da tıpkı masa gibi bir şeydir şimdi. Hatta masanın ötesinde bono gibi, hisse senedi gibi bir yatırım aracıdır. Sanat borsası diye birşey varsa, bütün sanat eserlerinin de bir parasal değeri olmalıdır.

Sistem şöyle çalışıyor : Sanatçı ürün yapıyor. Zengin de, ya kendi girişimiyle ya da komisyoncular, galeriler, menajerler ve küratörlerden oluşan bir ekibin hizmetinden yararlanarak sanata yatırım yapıyor, sayısız sanat ürününü depolarda istiflemeyi sürdürüyor. Başka da bir şey yok aslında bu hikayede.

.

Biz yine de şemayla anlatalım :
.
Burada durumu biraz karikatürize ettik. Tabi ki sermaye sahibi, satın aldığı ürünü görmeye gerek duymuyor bir noktadan sonra.

.

Bunları bilmeyen kaldıysa şimdi öğrenmiş oldu. Şimdi gelelim benim projeme.

.

ARTXPRESS

.

Öncelikle bu projeyi niçin yaptım ve neden hayata geçirmek yerine mal gibi burada sizinle paylaşıyorum, kısaca onu anlatayım. Aşağıdaki anlatımda Forward Mail Metafor Teknolojisini kullanacağım. Başlıyorum :
.
Dünyaya gelen her bebek, hayatı süresince bir şey yaratır. Farkında olsa da olmasa da. Bu şey, her gün birkaç satır kodun eklendiği ya da çıkarıldığı bir bilgisayar programı gibidir.
.
Okuduğunuz okul, aileniz, çevreniz, ülkeniz, toplumunuz. Hepsini toplayın, işte bu da içinde yaşadığınız işletim sistemidir. Sistem çoğunlukla ona uyumlu programlar tasarlamanıza müsade eder. Vakti geldiğinde de ailenizin yazdığı programın altında var olmayı bırakır, kendi yazdığınız programı sisteme yüklersiniz. Update, plugin falan derken koca bir ömür geçer, gider.
.
Es kaza, işletim sisteminin tanımadığı teknolojiler kullanırsanız ne olur. Run komutu çalışmaz. Error verir. Bu error o kadar fena bir errordür ki; düpedüz Fatal Error‘dür. Yapılacak tek şey, programınızı sisteme uyumlu şekilde tekrar yazmak ya da bir başka programa acilen eklenti yazmak olabilir.
.
İşte aşağıdaki proje, ilk yazdığım uygulamayı çalıştıramadığım bir işletim sistemi için programladığım, daha hızlı, daha verimli, sistem kaynaklarını sonuna kadar sömüren bir yazılımdır. Kendi yazmama rağmen install etmekten son anda vazgeçtim. Açık kaynak kodunu da işte burada sizlerle paylaşıyorum.
.
Aslında yaptığım, hepi topu birkaç teferruatı ortadan kaldırarak galericilik sistemini tekrar ele almak oldu. Böylece sanat piyasası tabanında çok efektif sonuçlar verecek yeni bir galeri modeli kurgulamaya çalıştım.
.
.
ARTXPRESS sadece vitrinden oluşan bir sanat galerisi. Kasada satılan ürünler anında paketlenip sahiplerine teslim ediliyor. Yerlerine de depodan hemen yeni ürünler koyuluyor. Eski moda galerilerde olduğu gibi eseri teslim almak için serginin sonuna kadar beklemek yok. Şip ve şak. Ayrıca her semte farklı bir şube açılabilir. Vitrindeki sanat ürünlerinin niteliği elbette semt nüfusunun ekonomik özetine göre belirlenmelidir. Mesela hiç Nişantaşı ile Çekmeköy bir olur mu? Şaka şaka, asla bir Çekmeköy şubesi açılmayacak.
.
Açılış yok, diyalog yok, en güzeli de güzel sanatlar yaptı diye havalara giren, ortamın tadını kaçıran bir sanatçı yok. Ben inanıyorum ki; bu dünyada birgün paraya gerek kalmayacak. Metre hesabı üzerinden yapılan bir ölçümle sanat ürünleri, para yerine kullanılacak.
.
Herkese sanat dolu bir gün dilerim.

.

Not: Yazıyı kaleme aldıktan sonra yaptığım geç araştırma sonucu artxpress isimli bir kurumun var olduğunu öğrendim. Burada geçen isimle bir ilgisi bulunmuyor, bilginize.